Utku Erişik’in yazılarını, tarih sıralamasına göre aşağıdaki başlıklardan takip edebilirsiniz…

“İnsanın Kahpesi” Sen misin Paşa?

Senin de iki elin, iki ayağın var mı? Var…
O halde nedir seni benden ayırıp, kahpe yapan?

devamı… 


İhanetin Piçleri ve Sessizliğin Hiçleri

Tüm nezaketimle yazıyorum… Yazık ettiğiniz bir ülkede, yazık ettiğiniz çocukların titreyen sesleriyle, yazık ettiğiniz anaların keskin çığlıklarıyla, yazık ettiğiniz babaların acılı haykırışlarıyla yazıyorum. Tüm nezaketimle, ihanetin piçleri ile onlara karşı sesi çıkmayan muhalefetin hiçlerine yazıyorum.

devamı…


Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hıyar Ağalığı;

Bizimki ağa olsun da, varsın hıyar ağası olsun…

Ülke çoktandır “kendi kendine yeten nadir bir tarım ülkesi” olmaktan çıktı, tam bir hıyar bostanına döndü zaten. Eee, o zaman da emperyalist vahşet ile faşist dehşet kendine hemen bir ağa buldu, ona da bu bostanda elbette hıyar ağası olmak düştü.

devamı… 


Fahiş Bir Kabahat ile Fahişe Bir Sabahat

Ah benim vicdanım neleri reddediyor, bir bilseniz…

Ben doğmadan yıllar yıllar öncesinden başlayan ve Mustafa Kemal’imin ölümünden sonra yıllardır devam eden ne acıları yüreğimde biriktirip gözlerimi açtım ben bu dünyaya.

devamı… 


Ben de Sizin Sanatınıza Tüküreyim!

Yalan yok, ağzımda sizden yapılma nice küfür… Ve nicedir beynimi tecavüzünüzden kurtarılmış bölge görmenin keyfiyle, yüreğimi satılık tabelanızdan uzak tutmuş olmanın gururuyla yaşamaktayım.

devamı… 


Size İnat

“Anti-emperyalizm” dedi; Uğur Mumcu için 51 yaşında “Katli vaciptir!” dediniz…
“Kemalizm” dedi; Ahmet Taner Kışlalı için 60 yaşında “Öldürüle!” dediniz…
“Altı ilke ve devrimler” dedi; Bahriye Üçok için 71 yaşında “Gebersin!” dediniz…
“Tam bağımsızlık” dedi; Muammer Aksoy için 73 yaşında “Çok bile yaşadı!” dediniz…

devamı… 


Yok Böyle Dans

Dans, insanlıkla neredeyse aynı tarihe sahiptir… Ben en çok “eşli” olanını severim; o anlarda sanki dansın ruhunu daha güçlü yaşarım…

Türü ne olursa olsun, eşli danslarda dikkat edilmesi zorunlu bazı noktalar vardır.

devamı…